NazarBonCuGuM 的个人资料Oo° bOnCuk ~ bOnCuk °oO照片日志列表更多 工具 帮助

日志


.. Sıkı Tut Yüreğini ..

 
.. Sıkı Tut Yüregini ..

.. Sıkı Tut Yüreğini ..

Düsmek; bazen bir daha kalkamamaktır.

Bazende, daha iyi kalkmak toparlanmak, eskisinden daha diri olmamaktır ruh için.
Elbet beden düsecek topraga tıpkı bir yaprak gibi.

Bir kıvılcım gibi söner bedenler.Elbet bedenler toprak olur.

Ya düsen yürekse ve ruhumuzsa ne olur?

Yasamın pırıltılarında esir ettigimiz sımsıkı tutamadıgımız yüregim ne olur,
ah yürekler ne olur?

Tutabilmek hayatı ve tutunabilmek biryerlere,
birseylerin ucunda olsa...
Sımsıkı tut yüregini ki tutundum diyebildigin birseyin olsun.
Her insanın en çok asina oldugu kadar bir o kadar uzak oldugu menzil degilmidir yüregimiz ?

Ne kadar ara verirse versin insan, birseye ara vermemeli yüregine onu hep sıkıca tutmalı..
Ve tutunacak bir yer bir liman aradıgında
içinde bulmalı onu,
cos
turmalı degil mi çaglayanları..?

 

Açtırmalı tüm lalelezarları yüreginde.

Sıkı tut yüregini hem de sımkısı kaçmasın .

 

Niye sıkılıyoruz ki ?
Neden hezeyanlar neden yüregimizde med-cezirler ?
Galiba tutamıyoruz/tutunamıyoruz,
hiç bitmiyor yürek fırtınasıda ondan
.

Ne ümitler saklıyorum içimde ve de son nefese kadar saklayacagım ben.

Ümit o ki;
hiçbir çile ve zorluk ruhu yıpratmasın,
yolundan alıkoymasın.

Bedenimiz elbet eskir, pörsür.
ya ümitlerimiz hayallerimiz
ve tabi ki sıkı sıkı sardıgımız, sarıldıgımız
yüregimiz?


.. Sıkı Tut Yüregini
;
Çık onunla çimenler üzerine.
Katıl sende hayallerindeki mavi turlara
Savas Don-Kisotlar gibi yeldegirmenleriyle
Dal seyrine sevgilinin gözlerinde maviyle tüllenen enginlere...
Kos iste yüreginle tut ellerinden,
yürüt onu çocuklar gibi...

Seherlerle uyan,
yalvar Allah''a en güzel esmalarla ve içten dualarla.
ilahi mesajlarla açılsın kalp barajların.

Potansiyele dönüssün içindeki tutkuların, arzuların...

Dostlarla ol,dost ol herkese ve herseye.

Sevgiliyle ve en sevgiliyle muhabbetler et.
Yüreginin çare-i yeganesine hem dem ol.
Mideni dü
ş

ündügün kadar onu da düsün,
besle büyüt en lahuti manalarla.

Yorgunluk ,dermansızlık belirir çok zaman.
Düsünemez insan,
farkedemez neyi kaybettigini
ve kaybederken neleri yitirdigini...

Ruhu sıkı tutmalı ki, düsmesin!

Mühim olan o çünkü...

Ve bir papatyanın düsen yaprakları sana ;
düstüm,düsmedim der gibi :
Ben seni tutuyorum düsmeyesin diye,
sönmez ümitler dolduruyorum içine...

Pörsümez sevinçler,
dipdiri hayallerle...


Nede olsa benim yüregimsin yine de söküp atamam seni!
Sıkıca tutarım düsürmem seni bir daha söz...
Biliyorsun ben sensiz asla yapamam.
.
Sımsıkı tut yüresini ki; düsmesin !

Ve sımsıkı sar ki onu ; fazla üsümesin … *

 

. 

.. Turgay Seren ...

کığmaz sanırız ya kaç sevdalar yüreğimize, کığmaz olur mu o yürek genişse..?! .//. Karariniz ne olursa olsun ..

.*.

Sığmaz sanırız ya kaç sevdalar yüreğimize, sığmaz olur mu o yürek genişse...

Hoşgörü var ise bir yürekte, elbette ki beyinde de çünkü onlar birlikle işlediğinde ancak huzur ve mutluluk verir bedenlere, ve de sağduyu var ise, ve de yargılamama becerisi, elbette...

Kin besledikçe giden sevgiliye ya da eşe, ya da evlada... Beddua ettikçe arkalarından... Paylaşamamışsak ne duyduğumuzu, düşündüğümüzü ve onları saklamışsak içimizde yumak yumak...

Sevimli yumaklar canavar çarklarına dönüşüverirler aslında, az sonra...

O canavarlar da “ham” yaparlar aslında!...

Göremeyiz...

Bilemeyiz ilk başlarda...

Canavarlar sardıkça yüreğimizi ve beynimizi, kalın kabuklar sarar sevginin ve hoşgörünün etrafını...

Ahh... O kabuklar... Yeniyken henüz atması ne kolay... Kalınlaştıkça...

Hem yüreğimizi sıkar, hem de öyle bir sertleşirler ki, sevgiyi bile göremez olur insan!...

Oysa o sevgi, alttan alttan o kabuğu tırmalar...

Onulmaz bir yaradır, ne kabuk düşer, ne yara söner...

Hesaplaşmak gerek, önce kendimizle... Belki de en zor yanı bu!...

Bunu aştıktan sonrası, karşı tarafın tavrına bağlı... Ya kolay ya da zor, ama...

Lütfen söyleyin, derdiniz kiminle ise, o kişiye aktarmadan, yani hesaplaşmadan, isterseniz bin kişiyle konuşun, ilgili kişiye duygu ve düşüncelerinizi aktarmadan var mı insana rahat?

Ahhh... Son günlerde yanlış anlaşılmaya başladım, biraz daha açmak isterim şimdi bu durumu...

“Gözün çıksın emi” demek değil hesaplaşma dediğim!

Ama... “Sana güvenmiştim”, “Sevdiğini sanmıştım”, “Neden yalan söyledin ki?” diyebilmek gerekir...

Ama... Soruların cevabını da dinleyebilmek gerekir...

Şimdi... Tüm hesaplaşmalar yapıldıysa saygının yitmediği bir platformda, kişinin özgüveni nereye kadar zedelenir?

Bir ay... İki ay... Beş ay diyelim, hadi... O da olmazsa olmazlardan zaten... Makina değiliz ya Allah aşkına!...

O yürek yeniden yapılanmaz mı arkadaşlar?

Eee, böyle bir yürek, yelken açmaz ise başka sulara, kim kimden feyz alacak?

Bir kişinin tekelinde kalabilir mi böyle bir yürek, eğer ki tercih edilmiş kişi değerini bilmiyor ise...

Giden gider, kalan yürekte ise, daha ne boş yerler vardır, yürekliyse eğer....*.



Kararınız ne olursa olsun acı çekeceğinizi bildiğiniz durumlarda, bir karara varmak çok güçtür.
Özellikle sevgi ilişkilerini bitirirken, ayrılıkların da başlangıcında. Bir şey olur, bir şey yaşanır ya da olması gereken gerçekleşmez.
İşte o zaman içinden bir parça kopar insanın.
"Bu bana göre değil, hak etmiyorum ben bunları" diye düşünür.

.. Aşk varsa, sevgi oluşmaya başlamışsa,
 başını hızla bir yere vurduğunda hissettiği acıdan
daha keskin bir acı kaplar ruhunu ..

İsyan etmek, bağırmak, çağırmak, "kendine gel, yaptığını fark et" demek ister.

İlk sarsıntı bazen bir kucaklaşmayla, bazen bir özür ya da özrü sembolize eden bir davranışla, daha kötüsü bazen hiç konuşulmadan geçer gider.
Ama ardı arkası kesilmiyorsa incinmelerin ya da farklılıklardaki yansımaların,
yürekteki acı büyür iyice.

Ve başlar çatışma.

Yürek, ilkel toplumlardaki tamtamların çığlığıyla sarsılırken, akıl yüreği sakinleştirmeye, çözüm üretmeye çabalar.

Paramparça hisseder kendini insan.

Benliğe, doğrulara, sağlıklı birlikteliğe duyulan özlemle, sevgiliye duyulan özlem arasında takılı kalır.
İlkel çalgıların ve çığlığın ritmi artarsa eğer, yani var olanlara yenileri eklenirse, akıl daha çok frene basar.

Bu kez "kendine gel !" denen, kendisidir.

Çünkü aynada görülen, göz kapakları düşmüş, dudakları sarkmış yüz, artık mutlu degildir. Yapılacak tek bir şey vardır.

"Ya olduğu gibi kabul et ve acı çekme ya da çık git."

Bilir bilmesine bunu yürek de, gitmeyi istemez.
Bedenini uzaklaştırmayı değil, onu göğsüne sokmayı ister.
Sarılmak, daha çok bir olmak.

Hele bir de paylaşılan zaman ve yaşam parçaları çoksa,
umutlar ve hedefler beraber konduysa,
 emek harcandıysa var olmak için,
daha da güçleşir gitmek.
Tüm bunlar yaşanırken benlikte ve ruhta, artık bir arada oluşun da tadı kalmaz.

Çünkü, ne, bir olunabilir bu sorularla,
ne de gidilebilir bu özlemle.

Tamtamın sopası, her soluğa denk düşer böylesi zamanlarda... "Seni Seviyorum" o ilkel sestir aslında.

Sevgi yener mi aklı?

Bazen.



Ama hep o incinmeye, yeniden hayal kırıklığına uğramaya hazır oluş halde sürer ilişki.
Kişi, bilir bir gün bağların kopacağını. Sadece süreyi uzatmaya, kopuşu geciktirmeye yarıyordur davranışları.

Bazen de akıl galip çıkar, yüreği de yanına çekerek.

"Tamam" diye düşünür insan. "Onu çok seviyorum. Bedeninin sıcaklığını, sarılmasını özlüyorum.

Ama kumaşın dokuması farklı işte.
Tutmuyor birbirini.

Farklılıklar, olanlar ya da olmayanlar bu kadar sarsıyorsa beni;
kendimi, 'ben'ime olan saygımı korumak için bitirmeliyim ilişkimizi."

Ve geriye dönüp yaşananlara bakar.

"Denemediğim yol kalmış mı? Yeterince süre vermiş miyim sorunların çözümü için? Çaba göstermiş miyim gerçekten?" diye sorar.
Her şey denenmişse bile, son bir sanş vermeden ilişkiye, çıkıp gidemez.

"Şu olaya, bu zamana kadar yaşarım, yaşatmaya çalışırım sevgimi.
Tekrar oturur konuşur, anlatmaya, anlamaya çabalar,olamazlığına emin olmadan koparmam içimdeki duyguyu"diye düşünür.

Ve yaşar.

Eğer sevgi gerçekse, kişilikler sağlıklıysa, farklılıklar aşılamaz boyutta değilse, çözülür sorunlar.
Ama aksi durumda, tek yol kalır hayatta.

Gidiş.

Hem de gelişi olmayan bir gidiş..

Denenmiş elbisenin provasının olmayacağını bilerek, geride hiçbir şüphe, akılda hiçbir keşke, yürekte hiçbir ümit bırakmadan, çıkıp gidilir.

Acı çekilmez mi?
Hem de nasıl çekilir.

Yine de bilir ki insan, beraber olduğu sürece hep acı çekecek., acı çekme ihtimaline karşı hep tetikte duracak, mutluluk,huzur üretemeyecek.

Bu yüzden haykırır yüreğinin olanca gücüyle:

"Hadi şimdi vurun bakalım tamtamlar.
Şimdi daha hızlı, daha güçlü çığlıklar atın.
Başka ses duyamaz hale getirin beni.
Ama ben gidiyorum.
Çünkü bir süre sonra susacağınızı biliyorum.
Alın bir vuruş da benden.
Biten ilişkiye,
gönderilen sevgiliye, içimdeki acıya!

Yine de gidiyorum."

Karariniz ne olursa olsun ..

...

.๏ ﮎєвєρℓєяi ναя мυтℓυ güℓüѕℓєяiη .๏

. євєρєяi ναя мυтυ üѕєяiη .

Yaşamın ağır izleri yansıyordu bakakaldığım aynaya...
Korku
yordum, bilinmezliklerimden yada bilipte kabul edemediklerim
den ...
H
ep ileri bakmalıydım
.
Çünkü h
er geriye döndüğümde, arkamda kalanların, sadece attığım adı
mların
ar
tık kaybolmaya yüz tutan izleri oluyordu
....

Baz
ılarına saatler geçmezken bana nede çabuk geçiyordu zaman...

Nedensiz
, sorgusuz, sualsiz ...

Büyüy
ordum...

Kimi zama
n hüzünlerin içinde kaybolup sürekli duvarlara çarpıyor .
N
ereden geldiğini dahi anlamadığım mutsuzlukların,

m
utlulukla aranda köprü kurmaya çaşıyordum...


A
rtık ne kadar becerebiliyorsam...

Kimi zamanda sebepsiz mutluluklara kapılıp oradan oraya koşturuyor,
k
endimi şans ilan ediveriyordum ...
Hayatın bana torpil yaptığı ve sank
i
o anki mutluluğumun ebediyen süreceğini düşünüyord
um
ahmakça...


Aldanşlığımı anlamam uzun sürmüyor

“sa
na şaka yapm” dercesine karşımda
gülüyordu hayat...

İna
ncımı yitirmeye başladığım zamansa,
tek
rar tebessüm edeceğim,
m
utlu olacağım o kadar çok sebep çıkarıyordu ki karşıma
,
a
rk yaşamın bir yap-bozdan farklı olmadığını

d
üşünmeme sebep oluyordu yaşaklarım...


nler,
mutluluklar,

gözyaşları,

h
aykırışlar,
beklentiler,

elde edişler, yitirişler...


Evet bunlardı yamımı oluşturan parçalar
v
e ben artık bu parçalardan tek birinin bile eksik oldunda
bi
r işe yaramayacağını biliyordum
y
aşamakta olduğum hayatın...
.

V
e o aynaya tekrar baktığımda aslında oraya yansıyanın ben değil,
s
adece korkularım olduğunu
öğ
renmiştim artık..
.

Kendimi görmek istedim zaman
a
rtık aynaya değil
s
adece kafaçevirip arkama bakmam gerektiğini anlamıştım...


T
ıpkı, hiç umudumun kalmadığı düşündüğüm bir zamanda,
umudun” aslında "kendim" olduğunu anlağım gibi...




Anlamz dil,
aldığın tek nefes bile,

ne attığın adım, ne yaşadığın hikaye...


En ıssız zamanlanda
çab
a göster ve bekle...
D
uymasın varsın kimse

sen rkülerini söyle...

Yarı
n;
belki heey olacağına varaca
k
kimbilir,belki de istediğin gibi olacak...


U
mut;
beyaz,gelin gibi bir kısrak...

Kurtulsa zincirinden
zgarla,zamanla yarışacak...


kizil bir güldür hayat

 
 

  .[*]. Kızıl Bir Güldür Hayat .[*].

KIZIL  BIR GÜLDÜR HAYAT

 

.


Kaçıncı ba
samağında
olursa
n ol yaşamın,

k
aramsarlığa kapılıp

umutsuzluk hı
rkasını giyme sakın..
.
Boy
un eğme kadere
,
çeki
ver ipini umutsuzluğun
,
ilmek ilm
ek söküls
ün...
Taptaze
umut
çiçekleri
ek
gönül
bahçene,

gerisi gelir
elbet bir gün...
 
Yenik düşmez
karanlığ
a a
ydınlık,
yumma g
üneşe
gözlerini,
acıla
rı gizler karanlık...
B
ir merdiven daya gök
yüzüne,
yıldız
topl
a...
Saçları
nı tara

pırıl pı
rıl güneşin...
S
item etme
düş
lerine yağan kara,

damla damla
eri
r elbet b
ir gün...
   
 Susturma yüreğini,
kalk
ar her boran, her si
s
her ş
ey unutulu
r...
En um
utsuz
bir anda
yağan
yağmur,
t
oprakta
ca
pcanlı bir um
ut olur...
Bir
bahar dalının coş
kusunu
tomur tom
ur
san
a da verir elbet bir
gün...

Gözyaş
ıyla dolup taşmaz deniz,

meraklanma...
urtmasını yiti
ren
ço
c
uğun
göz
yaşları kur
ur,
ü
züntüsü durur...

Ararsan;
ipind
en k
urtulmuş
ser
seri bir uçurtman
ın
özgü
rlük sev
inci
seni d
e bulu
r,
bulur elbet
bir g
ün...  
 
Yaprak ödünçtür dallarda,
önemli
olan;
umutt
an yoksun
kalıp
gözl
erde ışığı söndürmem
ek,
direnc
i yitirme
mek...
Dike
nli de o
lsa
kızıl
bir güldür hayat
,
soldu
rmadan yaşamak / yaşatmak
gerek...
Yeşile
düşman bir bahçıvana

k
endini sevdirmez çiçek,
y
aprak yaprak
ör elbet bir gün... 

Yık barikatları,
e
rit prangaları halka halka,
zaman deft
erin
i kapat...
Dört
mevs
imi var,
her
daim kış olmaz hayat..
.
Kız
ıl g
ülden
der
in bir s
oluk al
tek
rar merhaba de yaşam
a...
Acıd
an ıstıraptan arıtılmış,

damla
damla
s
evgiden damıtılmı
ş,
yep
yeni bir dünya yarat.
..   
İnsan;
yere çakı
l
ı
ya
lnız bir ağaç değild
ir,
tek
başına rüzgârı b
ekleyen...
Y
eni
yüzler dene,
asl
a vazgeçme sevmekten..
.
Sünger ç
ek maziye,

yak n
e varsa kötü

nlünün ocağında..
.
Geç karşısına,

s
evgi kahvesin
i,
dos
tluk kahvesini yudum
la
um
udun şefkatli kucağınd
a...  

Bırak,
saçlar
ını okşa
sın rüzgar,
apak kar yağsın karanl
ıklarına...
He
r şafakta,
doğ
an güneşi ka
rşıla,
batarken kızıllığını şarap şişelerine doldur,
llansın
...
Unut sonbaharı,

baş
ka baharlar ara,
çisil çisil
hep
yağmu
r yağsın
h
ayat harma
nına,
ağaçlar tomurcukl
ansın...
Aç yür
inin kapılarını
,
sen uçur bir kuş da,

öz
gürce kanat çırpmanın

tadına varsın...

B
ahardaki uyanışı,
k kuşağındaki gülüşü,

zar
afetini
gülün,
muhteşem hazzını

bir bebeğin om
zundaki gamzeden öpüşün...
Lapa
lapa yağan karın se
sini,
pük köpü
k aşkı,
sol
uk soluğa,
çim
ler üstündeki sevişmele
ri düşün...

Yaşamak:
zor da ol
sa ne güzel...
ö
yle mi ya ölüm,
ya ölüm ...
.
 
.[ TahSin ÖzMeN ].

 
 
yüreğin yanıp tutuşurken bir avuç sabahla yıkamak gerekirmiş o'nsuz yarınları...
güç katan,
hayat veren,
canım derken sevdama,
el olup gitmek kadar yalanmış,
yalanmış aşk..

yalnızlık daha güçlü kılıyor küçük dünyamda beni.
renkli bir yaşamsa güzel görünen,
kendi güvenimin kokusu gerçek hayat.
gerek acı,
gerek mutluluk,
hepsi kendi bahçemde ektiğim tohumlarda sundu
bana büyük yüreğimi.

şans verirken canımı acıttığını,
yüzüme gülerken sevdamı kanattığını
bilemeyecek
kadar kapamışım gözlerimi...
masallardaki gibi
yaşadığımı düşünürken
pembe köpükten dünyam
damlayarak düştü avucuma dün gece...
hep elimi uzatışlarım geliyor aklıma şimdi...
kendi hayallerime sarılışlarım,
umutları bir bir dizişim yıldızlara yastığımla kavuştuğumda.

ben o'nun omuzundayken bile yalnızlığımlaymışım ...

eylül gözler yok artık hazan mevsimimde...

hayatımın oyununu,
hayatımın blöfüyle oynadım
ve hayatımla ödüyorum bedelini... ne için ?
hataları üstlenip kendime haklı çıkardım canım dediğimi ..
vazgeçmemek,
kaybetmemek adına..

oysa 'o'nu kaybetmekle kazandim yaşami!!

hoşçakal haketmeyenim...

ardında neleri sakladığını bilemediğim...
 
gülüşünle hep mutlu kal.....


Siz hiç a$ik olmadiniz ..
 
 
Teni yanık duygularımın, kör falcısıyım ben ..:

Her
mutlu birlikteliğin o hazin sOnundan haber veren sakat bir küre yerleşik yüreği
mde ..:

Çırı
lçıplak sOyamıyOrum beni aşka
..:

Y
a bu da hataysa diyen düşüncelerim beynimi gaga
lıyOr ..:

Y
alınaşk rüyemiyOrum, dikenler başıyOr kalbime ..:

Şimd
iye dek aşkın uzaktan tanığı Ol
dum hep ..:

Onu bu düşm
anca duygulam yüzünden saf dışı bıraktım ..:

Ne kadar haklıyım, sOrmayın içim acıyOr eş
tikçe ..:

Esmeyin ü
zerime daha fazla , elimde değil bu önyargılarım beynimin içinde zOnkluyOr ..:

Gid
ip aşkın en ücra kıyısında güneşlenesim va
r ..:

Ama yOk işte, adımlam ka
yıp ..:

Güvenimi
teslim edebileceğim nitelikteki
sen de ..:

Telkin e
tmeyin beni, beklemeye mecalim
yOk ..:

T
anımlasanıza ilk aşkınızı bana
..:

GÖrec
eli Olduğu sÖylenir hep ama bakıyOrum da herkes aynı şekilde dibine vuruyOr aşkın
..:

H
adi yanlışlarımın altını çizin ve kendimi bulayım harita sandıklanızda
..:

N
aftalin kOkusunu duymak istemiyOrum bu sefer ..:

Sahi siz kendi yaralarınızı sarabildiniz mi ve ne kadar sOyabildiniz kendinizi aşka
..:

H
angi in'de saklanıyOr dillerinize destan ettiğiniz ve bittiğinde de süründürdüğünüz aşkla
rınız ..:

Aşka methiyeleri kazıyan kalemleriniz duygularınızı yalanlıyOr fark edebiliyOrum
evet ..:

Siz
aslında hiç ama hiç aşık Olmadınız ..:


( Te
sadüf bu ya, Ben de )
 

 



Hαуαт Hєρ Bιя Yσℓ¢υℓυк мυ؟

нαуαт нєρ вiя уσℓ¢υℓυк мυ ؟

 

 111111111100330011111111111111111100333333300111111111111111100330011111111111


Hayat hep bir yolculuktu benim için,hep bir yerlere gidecek gibi durdum. Ama bir yerlere gidemedim… Hep uzakları düşündüm, hep uzakları düşledim; insanın olmadığı kıyıları… Ne kaldığım yerlere bağlanabildim, ne de gidebildim düşlediğim yerlere…

Dünyaları sevdim sığdırdım yüreğime de, ben bir yere sığamadım… Bir yanımda özlemler taştı sel sel, bir yanımı acılar kapladı derya deniz, soluğumda demirler erittim de bir yanım hep kış kaldı üşüdüm…

Ne ben kendimi anlatabildim başkalarına, ne de başkaları anlayabildi ağıt gibi bıçaklanmış bu yüregi gögsümün ortasında. ..

Ne yana döndüm kurt ulumaları, ne yana döndüm zemheri…Yüreğimde hüzün sönen yıldızlar gibi hep gözlerime döndü… Susuzum ey hayat! Suskunum!..

Gecelerime yağmurlar damladı, ıslandı duygularım, üşüdüm, yağmur oldum kendime, kar oldum. Hangi bahara tutunduysam alıp götürdü umutlarımı kış. Gozlerimi de alıp gitti ardından…

Çocukluğumu düşürdüm kollarında aşkın, öksüz kaldı şiirlerim baharın dudaklarında… Bu yüzden hep kanarım kendimce...

Kar yağdı kaldırımlara, üşüyor hayat. Yalnızlık kocaman bir dağ olup büyüdü gözlerimde. Bir dost gülücüğünde saklı kaldı zaman. Bütün sevinçleri alıp götürdü gemiler. Şimdi ne kadar bastırırsam bastırayım iki elimi kanayan yüreğimin üstüne, kanama durmuyor…

Kahrımdan bin deniz doğurdum, gözyaşı doldu geceler… Gözyaşı gecelerinde boğuldu sevinçlerim… Gece zalim gelir bu şehre, gözyaşıyla gelir her gelişinde hüzünle gelir. Şarkılar da susar, zifiri saçlarıyla örter bu şehri geceler... Hazan mevsimi şimdi, hüzün mevsimi, ayrılık mevsimi, gözyaşı mevsimi. Bütün mevsimler bir gün bırakıp gitse de, ben gidemem...

Ey aşk yada acınası ey ben! Gözyaşlarımı denizlere salıyorum ki, dağlara doğan güneş, hasret hasret açılan ama kapanmayan yaralarıma merhem olsun… Kırılsın kilitleri kapılarımın, kırılsın içimde yıllarca gizlediğim ayna, gülsün gülmeyen bahtım…

 

111111111100330011111111111111111100333333300111111111111111100330011111111111 

 

[  Nuri CaN  ]

 


      

                 

-.................*
..............*.....*
............*...........*__L e - b O n h e u r
.............*.............*
.................*...........*__c ' e s t -c O m m e
...............................*...*...*...*
............................*..*...............*__u n - p a p i l l O n
.........................*.....*...............*
........................*.....*...............*__i l - v i e n t - s e
...........................*................*
___________________________ .*__p O s e r - s u r - t O i
...........................*................*
........................*....*...............*__q u a n d - t u - n e
.........................*.....*...............*
............................*..*...............*__t ' y - a t t e n d s - p a s !
...............................*...*...*...*
.................*...........*___A l O r s        
.............*.............*
............*...........*__. p a t i e n c e !
..............*.....*

 


                                                                                                                    ●  .. 

 

..  нiç υℓαѕαмαуα¢αgιмι вiℓ∂igiм нαℓ∂є .♥.

                                   .♥.  ѕєνiуσяυм ѕєηi ... .♥.                                       

                                   .♥.    вiℓiуσяѕυη ∂єgiℓмi ? .♥.                                       ●

.♥. gє¢єηiη кαяαηℓιgι ηє кα∂αя gєя¢єкѕє .♥.

.♥.  ѕєη σ кα∂αя уαℓαηѕιη.. .♥.

 ●                                                .♥. тιρкι σ ѕiуαнℓιgι уσк єтмєк i¢iη .♥.                                                     ●

.♥. уαкιℓмιѕ ℓαмвαℓαя giвi. .♥.

              .♥. вєη∂є αη¢αк ѕєηѕizℓigiмi .♥.                

 ●                           .♥. ѕαнтєℓiкℓєяℓє ѕιναуαвiℓiяiм..  .♥.                                    ●

 

... ѕєη нi¢ σℓмαуα¢αкѕιηкi ?!!? .♥.


 

                                                                                                                    ● .. ●

  

* $iMdi yasaMaYi seViyoRuM i$Te *

 

                

 

Gözlerimi uzağa dikmiş bekliyordum öylece..Yanımda olan biten hiç birşey ilgilendirmiyordu beni..

Nereden çıkıp geleceğini bilmiyordum..

Ve umudumda yoktu..Hiç gelmeme ihtimalinde vardı ve ben asıl bundan korkuyordum..

Her gün birbirinin aynıydı ve bir süprizle karşılaşmayalı

kaç bin yıl olmuştu hatırlamıyordum..

Kendimle sonsuz bir savaşın içindeydim aslında.Bir yanım ”BEKLE” diyordu, bir yanım ”HAYATINI YAŞA....”.

Her hücrem bu savaşın askeriydi ve her gün binlerce hücrem ölüyordu. Kilitlenen bu savaşın ne galibi vardı ne de mağlubu...

Yaşadığım her şey eksikti. En içli filmi,en komik filmi de aynı gözlerle ifadesizce izliyordum.
Kitabımdaki her sözcüğün anlamı aynıydı çünkü okuduğum şey aslında yalnızlığımdı.


Ben ki maviye tutkundum,mavi bile bir matem rengi gibi geliyordu.Diğer renkleri ise algılayamıyordum.


Sonra bir ses duydum ki o tutkunun sesiydi ve bir anda maviye boyandı ortalık. Yanımdaydın ve tükenmişti bekleyişim .


Sana da dünyamdaki değişime de şaşkınlıkla bakıyordum.Binlerce yıllık bir uykudan uyanmış gibiydim ,her şeyi yeniden ve hayretle keşif ediyordum.


Bir filmde bu kadar kahkaha atılabilir miydi ?
Bu deniz böylesine mavi miydi?
Güneş parlar mıydı senden önce de ?


Korkmuyorum artık yeni gelecek günden.Umutsuz değilim. Senden önce yaşadığım ve sana yakışmayan bütün günlerimi değiştirdim senin verdiklerinle .


O büyük karanlığımı senin estirdiğin rüzgar alıp götürdü. Seninle bağdaşmayan ne varsa çıkarıp attım hayatımdan.


Bildiğim her şeyi yeniden tanımladım senin gelişinle. Yeniden ad verdim her güzelliğe. Çirkin olan,kötü olan ne varsa seninle birlikte kaybolup gitti.


Beni de hayatımı da bağladın kendine.
En ulaşılmaz noktalara ,en çıkılmaz doruklara vardırdın benliğimi .


Terk edilmiş bir limanda kendi halinde bekleyen köhne gemilerime en gizli denizleri açtın.Ben o maviliğin yolcusuyum şimdi ,en sıkılmaz yolcusu..


Adın bir dönülmezliğin simgesi artık . Sen sözcükleri ölümsüz kılansın.Sen umudun,sen dostluğun,sen özlemin ,sen hayatın adısın..


Ve senin adını anmak bile
tarif edilmez bir
sevinç yayıyor içime.



Şimdi yaşamayı seviyorum işte..



(alinti)

DerLerki...;

Derler ki....

                                                                           
                                                                                                 

Derler ki; 
Uğuldayan her rüzgar,
Deli bozuk bir aşkla
S
evdasını arayan,
Göğün iç çekişidir.....
Oysa esip kırdığı
Her dal kırgın bir rüya,
Umuttan vazgeçişi;
Aşkı terkedişidir......

Derler ki;

Anılar girdabının
Çıkış yok kapısında
Anahtarı umarsız
Kırk kilit asılıdır.
 
 
 
Derler ki;
Yıldızsız gecelerin
Her anahtar bir umut
 
Her kilit bir tükeniş
Açılmayan her kapı

Yorgun karanlığında
Sabahı uzak eden
Binbir hüzün gizlidir.
Oysa hüzün; umuda
Açılmış bir kapıdır
Ve sımsıcak bir günün
Sabahı hep sislidir....


Derler ki;
Her aşk bir renge benzer,
Mavi sonsuz bir umut;
Beyaz ilk kalp atışı;
Siyah hüznün sesidir...
Oysa renge anlamı
Bir çift siyah göz taşır...
Renklerin anlattığı
Aslının gölgesidir..

   .     o
         * .          
        . *o
   _*
          o.      *
             o   .    *
                o   .   *
                      o._*
                         _* o    
                      *      o
                  . *             o
               . *                 o
            *                      'o
        *  .                      o
       *      .                o
       *         .          o
        *             o
             *       o.
              *o      .
             o    *    .
           o         -.*
        o            .    *
       o            .       *
       o         .        *
         o     .       *
               o *
                   * . o_*___._o_
.
 
 
 
 
 

~*~..tOuT eN siLeNcE .. ~*~

 
 
 
 
 
 
 
 
 
_________________________________
_________________________________
_____________________________
    _A Force De

       Trop Pleurer

       En Silence,

          J'ai Fais De
         Mes Peines
         Un Idéal...
__________                              ____
_________________________________
_____________Diam'S___'__________


··¤ * uмuт * ¤··

                          

 
 
Her bahar narlı ellerin topra attığı tohumlar,

yeniden yeşerme sürecine şünce,doğa yeniden dirilir.

B
ir serin şebnem,neşinde etkisiyle kendini yeniden doğurur.Derin uykusundan uyar doğa...

Umutsuzluğu ortadan kaldırarak aydınğı,güneşe yönelen gülüşlerini evrene saçar.

ksek dağlardan sülerek gelen cemre damlala gibi,mehtabın ışınlayla çocuklara

sevgiyi,sevinci,ckuyu, muştuyu getirir.

Çocuklar her sabah yeni bir jdenin aydınğına ar zlerini. Çocuklar in her yeni

n vazgeçilmez bir mtu tır...

muştusuz yaşayamaz çocuklar.

Çünkü, muştu demek umut demektir, umudun der adı da mtudur.

Umut en umutsuz gecelerde bile öten bir kuştur. Umut vazgeçilmez gıdadır, yam

in gerekli olan havadır sudur belki ama çocuk reği in elzem olan, umuttur.

Umutsuz kalmak karankta kalmak demektir,

dayalmaz zifiri bir hayatı yaşamaya benzer.

Muştudur,
yanlara çekilen özlemdir. .
 
 
 [[ NuRi CaN ]]
 

oLasi maviLik...

..
 
 
` *. Masallar Hep Mavi'dir ..*..
 
 ` *. Masallar Hep Mavi'dir ..*..
 
Bir gün sen geçmiş zamandın
Be
nse yanımda anlamlarım...

G
ezinirken uzaklarda, akşamlarım
Her şey geçer demiştin
...

G
eçmeyen şeyler var şarkılarımda...

G
ünlerce bekledim üzerimde bıraktığın etki gsin diye...
Olm
azdı, olmadı da zaten
...

Ben aşktan korkardım...
Korkulan başa gelirmiş, korktum ve geldi başıma... Seni o ilkrdüğüm anda hissettiğim şeyle başa çıkamadım...
Geçsin diye bekledim.

Geçmezdi bilirdim, geçmedi de zaten...
Ak
mda kalan bir anlık bir bakıştı sadece...


Ve
ben, bir sonraki başın için hayaller kurarken yakaladım kendiminlerce...

G
ünlerce gözlerimi kapadığımda o bakış geldi gözlerimin önüne...

Y
ok saymak istedim olmadı, yapamadım...

Ge
çmeyen şeyler vardı...

Sen vardın...



Artık masmavi bir masal var...


Bi
r durak var yüreğimde.
Be
klerken hep geciktiğim...


rüklerken beni sana mevsimlerim
Her
kaçış kendini yakalar
Kaç
amadığım şeyler var şarkılarımda;
Ka
çkça senden, sana yakalandım.

Aşktın sen.

Kaçtıkça aşktan, mavisireğime bulaştı...

O
lmazdı artık, yapamazdım..
.

Olmadı, yapamadım, kaçamam...


Bu
masalı yazmalıydım...

Mutlu aşklar da yazılmalıydı.


Başladım yazmaya...
Her aşk bir mavi masal, anlatılmayan”


De
miş şarkıda..


Şimd
i mavi bir masalı yıyorken seninle...
T
ek bir cümle dökülüyor dudaklarımdan...


“İyi ki sen mavisin. İyi ki bu bir masal

N
e olur izin verme, bitmesin bu mavi masal...
 
 
~ Mavi Umut ~

 
Bir Uçurumun Sonsuzluğunda...SuSMaK!!!
 
 
 
 
Bazen sadece susmak ister insan... İçindekileri sadece susarak anlatabilir! Suskunluklara saklar acılarını, üzüntülerini, gözyaşlarını...
Böyle anlatmak ister her şeyi, yapamaz! Anlamaz kimse, kimseye anlatamaz!
Sevgi kelimelerinin anlatamadıklarını,
gizler gözbebeklerine, birileri baksın,
 görsün ister.
Birileri görsün de fark etsin onu diye!
Yine olmaz!

Gülümserken bile üzüntü vardır dudaklarında...
Hep ağlamaya yakındır içi!
"Hani dokunsalar ağlayacak" olmak vardır ya öyle işte...
Ama ağlamamak için tutar kendini...
 Kalbinin derinliklerindekiler ona kalsın ister... Hep gülümser o yüzden!
Kimse anlamasın,
 içinin kan ağladığını diye!

Ama ne yapsa suç olur yine de...
 Sussa suç olur suskunlukları,
konuşsa suç olur anlattıkları!
 Hep birilerini rahatsız eder bir şekilde yaptıkları...
Kimseyi incitmemek için uğraşırken,
etrafında kırık dökük bir sürü kişi olduğunu fark eder,
en mutsuz anında...

Dünyaya küfreder olmaz, kendine kızar olmaz! Bir türlü başaramaz dengeyi kurmayı.
Ne siyahla beyazı ayırt edebilir...
Ne de yap-bozun parçalarını tamamlayabilir hayatında!
Her şey eksik kalır, her şey yarım...
Ne rengi vardır yaşadıklarının, ne de tadı! Böyle ruhsuz, böyle boş, böyle kahrolası bir dünyada yaşayacağına....
Bırakıverir kendini bir uçurumun sonsuzluğuna...!!!! 

Mavi Kal yüregim

Evet gökkuşağışündüm;bugün maviyim ve ilelebet mavi kalmak istiyorum.

M
utluluğun simgesi değil midir mavi?

Yoksa ßanamı öyle geliyor...
Ama mutluluğu verdiği için olsa gerek ßenim maviye olan sempatim.

Ya
da gökyüzünden esinlenerek sevdalandım maviye...


V
e şimdi Mavi yüreğimi ßuldum ßen; benim tek aşkım..

Sevdaların en güzelini kendimde görm seni tanıdıktan sonra...

M
avi ßi su damlası serptin sanki yüreğimin tam orta yerine..

G
ülüşünle,sevincinle,sevdanla,saflığınla kal ßitanem!!!



M
avim ßenim ßiriciğim.
Gözlere inat artıyor mutluluğumuz gün gtikçe.

Önüne geçmek isteyen yoktur ßence .



Kim ister ki ayrı kalmazı,Mavi kaL Yüreqim.

ßi
r daha..

ßir daha...

ve ßirdahaa!!!


DÜŞLER ALEMİ sevdamı tattırdın ßana.
Ma
vimi.

S
okağımın

üzerinden eksik olmasın mavi gülücük insanlarım dostlarım.

Ve
gökkağı gidiyorsun.

Güneş açıyor.

Mavimsi hayalleri yarıda ßırakıp gidecek misin?

Yoksa giderken gökyüzünü mü

ßır
akacaksın açık,sade ve çırılçıplak....

Mav
i kaL Yüregim...
Mavisin Değil mi ... ?
 
 ben kabul ettim.. sen gittin...

 
uyandığımda

bir rüya gördüm diyebileyim
 ve
gördüğüm bu rüyanın sonunu

 hiç hatırlamayayım..

saçlarının dakikalarca
parmaklarımın arasındaki
 dans edişleri aklıma gelsin..
 
yada ne bileyim
uyandığında
gözlerinin "biraz daha uyku"
diye yalvarışlarını hatırlayayım..
dişlerimin omuzlarındaki izini ,
 dudaklarının parmaklarımla buluştuğunda
 bana verdiği hissi hatırlayayım..

"vazgeçemiyorum" diyişlerin olmasın
 rüyanın hatırladığım kısımları arasında..
 ki
vazgeçebileceğine
hazırlayayım kendimi..
 sonra, bir anda kaybolup gittiğini ekleyeyim rüyamın son kısmına..

kaybolduğunu
ve seni aylarca aramama rağmen
 bulamayışımı
kabulleneyeyim...

hazırlıksız yakalandım bu gidisine ,
 kusura bakma bu yüzden sana hoşçakal diyemedim..

aslında hiçbir şey diyemedim,
gözlerimi çok sevdiğim saçlarına diktim.
 
gözlerinden kaçtım;

bana
"ben gidiyorum"
u
 anlatmasınlar diye..

sadece sesin kulaklarıma gidisinin resmini çizdi..
 
ben sessiz kaldım.
 
yağmur yağmadan gök gürlerdi ,
 "birazdan yağacağım ey insanlık"
diye bizi uyarırdı belki..
 
sen gürlemedin,
haber vermedin gideceğini..

geldin ,
 gidiyorum dedin
gittin..!
 
dur desem de gidecektin..
 
sustum, dur demedim..
 diyemedim aslında
ve sen gittin..!
 
 evet git..!

git ki ben uyanayım aylarca suren uykumdan..
 



Kendine iyi bak, yüregine de...
Her sey baslayip, bitiyor bu dünyada...
Sevmedigimiz seylerin de bir sonu oluyor,

sevdigimiz seylerin de...

Olmasa iyi ya, oluyor iste.

Seni alip götüren bir sarki,
Beklemedigin bir anda bitiveriyor söz gelimi.
Sevdigin kimseler kaybolup gidiyor
bir gün kalabaliklarin arasinda...
Parmagina konan kelebek ucup gidiyor,
hic bitmeyecek gibi kivrilan irmak
 gidip bir denize dökülüyor sonunda...

Biraz önce geriye dogru baktimda
Senin icin mavi kapli defterimin
 ilk sayfasini actigim günün
Ardindan cok zaman gecmis.
 
Sana kücük seylerden söz acip durmusum,
sevincimi paylasmisim
gülmüsüm
Kimi sayfalarda resimler cizmisim sana,
belki hatirlarsin,
hani kücücük bir kalp cizmistim.
Istersen onu büyültebilirsin demistim.
Hatirladin mi cizdigim pembe kelebegi de...
 
Beni hatirladiginda basinin üzerinde
en güzel gezintilerini yapacakti
ve
sen beni düsünüp
belki gülümseyecektin...

Kimi sayfalarda türküler söylemisim senin için,
Kimi sayfalardada komik seyler anlatmisim.
Kimi sayfalari okumayip gecmisim nedense...

Nasil gectigini anlamadan
 mavi kapli defterimin sonuna gelivermisim.

Simdi sana o özel mavi kapli defterimin son sayfasini aciyorum.
Bir gün bir yerlerde yine karsilasabilirmiyiz bilemem.
Ama
 ben simdi senin icin actigimm bu defteri,
yine
senin icin kapatip gidiyorum.

Sen de git istersen...
 
 Ben yokken iyi bak, ama kendine...

Yani basinda duran herseye iyi bak...
 
Cicegine iyi bak...

Ellerine,
sana yakin olan herseye,
 yakin bir dostunun yüzüne,
gökyüzüne,
YÜREGiNE ...
 

 
 
Ah ben..
Ne ümitler besledim yüreğimde
O kadar çoklardı ki, sanki onlar yaşatıyordu beni
Ümit etmeyi sevdim ben her şeye rağmen
Bunaldığımda neşeli olmayı ümit ettim,
Özlediğimde vuslatı, ağladığımda gülmeyi ümit ettim,
her şeyimde vardı bir parça ümit..

Sonra günler geçti..
Büyüdüm..
Artık ümitlerimde büyüdü..
Daha çok şey, daha büyük şeyler ümit ediyordum..
Nedense artık gitmeleri, gelmeleri ümit ediyorum
Sevmeleri, sevilmemeleri..

Kaybolan hayatlar vardı gözlerimin önünde,
Eriyip giden gençlikler, ömürler..
“Ümidini kaybetme kızım” dediler her seferinde,

Ama her şeye rağmen düşünmeden edemiyorum,
 
Ya ümitlerde bir gün biterse ?