NazarBonCuGuM 的个人资料Oo° bOnCuk ~ bOnCuk °oO照片日志列表更多 工具 帮助

日志


کığmaz sanırız ya kaç sevdalar yüreğimize, کığmaz olur mu o yürek genişse..?! .//. Karariniz ne olursa olsun ..

.*.

Sığmaz sanırız ya kaç sevdalar yüreğimize, sığmaz olur mu o yürek genişse...

Hoşgörü var ise bir yürekte, elbette ki beyinde de çünkü onlar birlikle işlediğinde ancak huzur ve mutluluk verir bedenlere, ve de sağduyu var ise, ve de yargılamama becerisi, elbette...

Kin besledikçe giden sevgiliye ya da eşe, ya da evlada... Beddua ettikçe arkalarından... Paylaşamamışsak ne duyduğumuzu, düşündüğümüzü ve onları saklamışsak içimizde yumak yumak...

Sevimli yumaklar canavar çarklarına dönüşüverirler aslında, az sonra...

O canavarlar da “ham” yaparlar aslında!...

Göremeyiz...

Bilemeyiz ilk başlarda...

Canavarlar sardıkça yüreğimizi ve beynimizi, kalın kabuklar sarar sevginin ve hoşgörünün etrafını...

Ahh... O kabuklar... Yeniyken henüz atması ne kolay... Kalınlaştıkça...

Hem yüreğimizi sıkar, hem de öyle bir sertleşirler ki, sevgiyi bile göremez olur insan!...

Oysa o sevgi, alttan alttan o kabuğu tırmalar...

Onulmaz bir yaradır, ne kabuk düşer, ne yara söner...

Hesaplaşmak gerek, önce kendimizle... Belki de en zor yanı bu!...

Bunu aştıktan sonrası, karşı tarafın tavrına bağlı... Ya kolay ya da zor, ama...

Lütfen söyleyin, derdiniz kiminle ise, o kişiye aktarmadan, yani hesaplaşmadan, isterseniz bin kişiyle konuşun, ilgili kişiye duygu ve düşüncelerinizi aktarmadan var mı insana rahat?

Ahhh... Son günlerde yanlış anlaşılmaya başladım, biraz daha açmak isterim şimdi bu durumu...

“Gözün çıksın emi” demek değil hesaplaşma dediğim!

Ama... “Sana güvenmiştim”, “Sevdiğini sanmıştım”, “Neden yalan söyledin ki?” diyebilmek gerekir...

Ama... Soruların cevabını da dinleyebilmek gerekir...

Şimdi... Tüm hesaplaşmalar yapıldıysa saygının yitmediği bir platformda, kişinin özgüveni nereye kadar zedelenir?

Bir ay... İki ay... Beş ay diyelim, hadi... O da olmazsa olmazlardan zaten... Makina değiliz ya Allah aşkına!...

O yürek yeniden yapılanmaz mı arkadaşlar?

Eee, böyle bir yürek, yelken açmaz ise başka sulara, kim kimden feyz alacak?

Bir kişinin tekelinde kalabilir mi böyle bir yürek, eğer ki tercih edilmiş kişi değerini bilmiyor ise...

Giden gider, kalan yürekte ise, daha ne boş yerler vardır, yürekliyse eğer....*.



Kararınız ne olursa olsun acı çekeceğinizi bildiğiniz durumlarda, bir karara varmak çok güçtür.
Özellikle sevgi ilişkilerini bitirirken, ayrılıkların da başlangıcında. Bir şey olur, bir şey yaşanır ya da olması gereken gerçekleşmez.
İşte o zaman içinden bir parça kopar insanın.
"Bu bana göre değil, hak etmiyorum ben bunları" diye düşünür.

.. Aşk varsa, sevgi oluşmaya başlamışsa,
 başını hızla bir yere vurduğunda hissettiği acıdan
daha keskin bir acı kaplar ruhunu ..

İsyan etmek, bağırmak, çağırmak, "kendine gel, yaptığını fark et" demek ister.

İlk sarsıntı bazen bir kucaklaşmayla, bazen bir özür ya da özrü sembolize eden bir davranışla, daha kötüsü bazen hiç konuşulmadan geçer gider.
Ama ardı arkası kesilmiyorsa incinmelerin ya da farklılıklardaki yansımaların,
yürekteki acı büyür iyice.

Ve başlar çatışma.

Yürek, ilkel toplumlardaki tamtamların çığlığıyla sarsılırken, akıl yüreği sakinleştirmeye, çözüm üretmeye çabalar.

Paramparça hisseder kendini insan.

Benliğe, doğrulara, sağlıklı birlikteliğe duyulan özlemle, sevgiliye duyulan özlem arasında takılı kalır.
İlkel çalgıların ve çığlığın ritmi artarsa eğer, yani var olanlara yenileri eklenirse, akıl daha çok frene basar.

Bu kez "kendine gel !" denen, kendisidir.

Çünkü aynada görülen, göz kapakları düşmüş, dudakları sarkmış yüz, artık mutlu degildir. Yapılacak tek bir şey vardır.

"Ya olduğu gibi kabul et ve acı çekme ya da çık git."

Bilir bilmesine bunu yürek de, gitmeyi istemez.
Bedenini uzaklaştırmayı değil, onu göğsüne sokmayı ister.
Sarılmak, daha çok bir olmak.

Hele bir de paylaşılan zaman ve yaşam parçaları çoksa,
umutlar ve hedefler beraber konduysa,
 emek harcandıysa var olmak için,
daha da güçleşir gitmek.
Tüm bunlar yaşanırken benlikte ve ruhta, artık bir arada oluşun da tadı kalmaz.

Çünkü, ne, bir olunabilir bu sorularla,
ne de gidilebilir bu özlemle.

Tamtamın sopası, her soluğa denk düşer böylesi zamanlarda... "Seni Seviyorum" o ilkel sestir aslında.

Sevgi yener mi aklı?

Bazen.



Ama hep o incinmeye, yeniden hayal kırıklığına uğramaya hazır oluş halde sürer ilişki.
Kişi, bilir bir gün bağların kopacağını. Sadece süreyi uzatmaya, kopuşu geciktirmeye yarıyordur davranışları.

Bazen de akıl galip çıkar, yüreği de yanına çekerek.

"Tamam" diye düşünür insan. "Onu çok seviyorum. Bedeninin sıcaklığını, sarılmasını özlüyorum.

Ama kumaşın dokuması farklı işte.
Tutmuyor birbirini.

Farklılıklar, olanlar ya da olmayanlar bu kadar sarsıyorsa beni;
kendimi, 'ben'ime olan saygımı korumak için bitirmeliyim ilişkimizi."

Ve geriye dönüp yaşananlara bakar.

"Denemediğim yol kalmış mı? Yeterince süre vermiş miyim sorunların çözümü için? Çaba göstermiş miyim gerçekten?" diye sorar.
Her şey denenmişse bile, son bir sanş vermeden ilişkiye, çıkıp gidemez.

"Şu olaya, bu zamana kadar yaşarım, yaşatmaya çalışırım sevgimi.
Tekrar oturur konuşur, anlatmaya, anlamaya çabalar,olamazlığına emin olmadan koparmam içimdeki duyguyu"diye düşünür.

Ve yaşar.

Eğer sevgi gerçekse, kişilikler sağlıklıysa, farklılıklar aşılamaz boyutta değilse, çözülür sorunlar.
Ama aksi durumda, tek yol kalır hayatta.

Gidiş.

Hem de gelişi olmayan bir gidiş..

Denenmiş elbisenin provasının olmayacağını bilerek, geride hiçbir şüphe, akılda hiçbir keşke, yürekte hiçbir ümit bırakmadan, çıkıp gidilir.

Acı çekilmez mi?
Hem de nasıl çekilir.

Yine de bilir ki insan, beraber olduğu sürece hep acı çekecek., acı çekme ihtimaline karşı hep tetikte duracak, mutluluk,huzur üretemeyecek.

Bu yüzden haykırır yüreğinin olanca gücüyle:

"Hadi şimdi vurun bakalım tamtamlar.
Şimdi daha hızlı, daha güçlü çığlıklar atın.
Başka ses duyamaz hale getirin beni.
Ama ben gidiyorum.
Çünkü bir süre sonra susacağınızı biliyorum.
Alın bir vuruş da benden.
Biten ilişkiye,
gönderilen sevgiliye, içimdeki acıya!

Yine de gidiyorum."

Karariniz ne olursa olsun ..

...

评论 (2)

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

若要添加评论,请使用您的 Windows Live ID 登录(如果您使用过 Hotmail、Messenger 或 Xbox LIVE,您就拥有 Windows Live ID)。登录


还没有 Windows Live ID 吗?请注册

yıldıznil发表:
mrb ben alanını çok beğendım elıne emeğine sağlık bu yazı benı anlatıyo ama hayat işte her zman gulmek dıye bişi yoktur bazen ağlamakta vardır ama kalplae kırıldığında tamırı kolay olmuyo  ıyı akşmalar
11 月 13 日
Toplum olarak anlayışsız olduğumuz sürece malesef gidişler hep varolacak...yürüdüğün yolda başarılar dilerim ama inan giden sen değilsin sen varolmanın verdiği keyfi tadıyosun ve varolduğun için şükrediyosun...Sen değil seni kaybeden düşünsün arkadaşım yüreği okyanus kadar geniş olan insanların ufkuda geniştir .Pusulanın yönünü doğru yöne çevirdiğin sürece fırtınayı aşıp varacağın yer güneşli ve yol almaya değer yerler olmaya devam edecektir...gittiğin yolda başarılar arkadaşım pusulandaki yöne yardımcı olmak dileğimle ...
2 月 15 日

引用通告

此日志的引用通告 URL 是:
http://nazarboncugum28.spaces.live.com/blog/cns!22440CCA3CB736F6!1814.trak
引用此项的网络日志